Günlerden Pazar saat 4 ve ben Youtube'da sevdiğim ünlü bir gazetecinin videosunu izliyorum. Video kısaca hükümetin deprem bölgesinde yaptığı 450 bin konutun başarısından bahsediyor. Ana fikir "AKP kötü şeyler yaptığında eleştiriyoruz ama bakın iyi bir şey yaptığında da hakkını veriyoruz. Ne kadar da hızlı yaptı ve bir yaraya merhem oldu. Avrupa'da bunu bu hızda yapamayacaklarını açıkça söylüyorlar." Güzel bir tasarım. Fakat benim bu hızla bir problemim var.
Tahmin ediyorum ki hemen hemen her toplumda çoğunluk devlette işlerin neden kadar yavaş gittiğinden yakınır. Öyle de olur zaten. Lakin bu hızın bize, geleceğimize, ve topluma maliyeti bir an olsun insanların aklından geçmez.
Sıradaki sözlemin Türkiye'de yaşanan bir olayla ilgili olmadığını ısrarla belirterek konunun tam olarak bir felsefi varsayım olduğunu hatırlatmak isterim. En hızlı bina nerede yapılır? Bürokrasinin olmadığı yerde. Bunu anlayabilmek için roket bilimi bilmeye de gerek yok. İşin aşamaları nedir?
- İşin ilanı
- İşin ihalesi
- İş planının onaylarının alınması
- İşe başlangıç
- İşi teslim öncesi onayların alınması
- İşin teslimi
Yani işin kendisi kadar hatta belki daha fazla planlaması, onayı, testi sürer. İnsanlar da bundan nefret eder. İsterler ki fikir akılda filizlendiği günün ertesi günü işler başlasın. İşin daha kısa sürede yapılması hem maliyetini arttıracağı hem de masrafı yükseltecek olduğu için pek de kalibre edebileceğimiz bir parametre değil.
Ancak diğer aşamalar aslında belki 5 dakika içerisinde bitebilir. Buna kudreti olan kişi, bunu yapacağını söylerse, ve sistem onun imzasını kanun niteliğinde değerlendiriyorsa, bu işler çok daha güzel çok daha hızlı biter. Biz de şaşar kalırız bu güzel işler nasıl böyle hızlı bitiyor.
Bu işleri bitiren imzaların daha ne gibi kudretleri vardır? Mesela istediği insanı istediği saat ve dakikada özgürlüğünden yoksun bırakabilir mi? Düşüncelerine vuramasa da ağzına zincir vurabilir mi? Mesela karını, kocanı, evladını, ananı, babanı senden sadece bir imzayla ayırabilir mi? Milyonlarca insanı temsil eden birini hapse atabilir mi?
Bunun cevabını evet olarak veriyorsa bir insan, geriye sadece iki tercih kalır.
- Altyapı, güvenlik ve kalkınma bireysel özgürlüklerden daha önemlidir, gerektiğinde imza yetkilisinin kanaati doğrultusunda bunlardan feragat etmeliyiz tercihi.
- Devletin varlık sebebi bireyin temel haklarını korumaktır, her şeyden önce birey ve özgürlükleri gelir, bu feragat reddedilmelidir tercihi.
Uzun lafın kısası videoyu izlerken içimden gazeteci abi, evet bunlar çok güzel projeler, anlat insanlara tamam da, projenin masraflarından bahsetmemek olur mu? Bir toplum mesela 450 bin evi Avrupa hızında değil de Türkiye hızında bitirmek için kaç insanın hapiste çürümesini içine tolere edebilir?
Yani bu hızlı hizmetin bir bedeli yok mudur?